Bu arada ben Sezer Dursun, Peksimetri’nin kurucusuyum. Ben ve tutkumun, yani bizim hikayemiz de şöyle başladı:

2016 civarları iş saatlerinde paket servis ile gelebilecek standart yemek ve içecekler tüketerek besleniyordum. Sonradan ciddi ağız kuruluğu ve baş ağrıları yaşatmasına rağmen, yediğim her yemeğin ardından gelen yoğun tatlı krizlerini de “elbette” çikolata ve gofretlerle dolu çekmecem sayesinde atlatıyor, ara sıra ısmarladığım cheesecake ve şerbetli tatlılar ile mutluluğumu taçlandırıyordum.

Evet, mutlu oluyordum ama beslenme açısından sefil bir hayat sürdüğümü, bir gün aniden düşen şeker ve beraberinde o her zamanki baş ağrısı ile gelen aşırı sinirlilik halini yaşayınca anladım ve ertesi gün endokrinoloğun karşısında buldum kendimi. Yapılan bir dizi testten sonra “Reaktif Hipoglisemi” kavramı hayatıma girdi.

Muayeneden çıktığımda hayatımı ciddi ölçüde değiştirmem gerektiğini anlamış ve o andan itibaren uygulamaya koymaya söz vermiştim. Nitekim gerçekten çok yeni adımlar attım hayatımda. Kısa zamanda aldığım eğitimler ve yaptığım araştırmalar sonucunda ekşi mayalı, tam dane tahıllı, katkısız ekmekler, düşük glisemik indeksli beslenme, ilaçsız tarım, özetle temiz gıda üzerine ilerlemem gerektiğini anladım.
 
Uzun süredir bu temeller üzerine yeniden şekillendirdiğim bir hayat yaşıyorum. Organik, genetiği değişmemiş bitki ürünleri, butik ve yerel üretimler, probiyotik, nbş/fruktoz şurubu ve şekersiz hayat derken çevremdeki insanların da ısrarı sonucu bu oluşum ile karşınızdayım.

Sağlıklı ve upuzun dostluklara…